Uşak'ta uzun süredir devam eden su sıkıntısı tartışmalarında, kamuoyunda genel kanının aksine farklı bir tablo ortaya çıktı. Kışladağ Altın Madeni'nin su tüketimi üzerine yoğunlaşan iddiaların aksine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025 yılı Uşak Çevre Durum Raporu, kentin su kaynakları üzerindeki esas baskının sanayi bölgelerinden geldiğini belgeliyor.
Organize sanayi bölgelerinin su kullanımı
Resmi verilere göre, şehirdeki iki büyük organize sanayi bölgesi yıllık bazda ciddi miktarda yeraltı suyu tüketiyor. Uşak Organize Sanayi Bölgesi ile Uşak Deri Karma Organize Sanayi Bölgesi'nin toplam yıllık su kullanımı 6 milyon 585 bin 724 metreküpe ulaşmış durumda. Bu miktar, kentte sık sık tartışma konusu olan Kışladağ Altın Madeni'nin 1,5 milyon metreküplük yıllık fiili tüketiminin dört katından fazlasını temsil ediyor.
Atıksu ve tarımsal sulama baskısı
Rapor, su tüketimindeki dengesizliğin yanı sıra atıksu yönetimi konusunda da sanayinin etkisini gözler önüne seriyor. Organize sanayi bölgeleri, günlük 22 bin metreküplük deşarj miktarı ile bölgedeki en büyük endüstriyel atıksu kaynağı olarak öne çıkıyor. Öte yandan tarımsal faaliyetler, Uşak genelindeki yeraltı suyu kullanımında yüzde 42,46'lık oranla en büyük paya sahip bulunuyor.
Şebekedeki yüksek kayıp oranları
Uşak'ın yaşadığı su sorununun bir diğer önemli ayağını ise şehir şebekesindeki teknik altyapı yetersizlikleri oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın da vurguladığı üzere, kentteki su şebekelerinde kayıp-kaçak oranları yüzde 40 ile yüzde 50 arasında seyrediyor. Yıllık yaklaşık 7,5 milyon metreküp su, daha vatandaşa ulaşmadan şebeke içindeki arızalar ve kaçaklar nedeniyle kaybediliyor.
Elde edilen veriler, Uşak'ta sürdürülebilir bir su yönetimi için yalnızca yeni kaynak arayışlarının yeterli olmadığını gösteriyor. Mevcut su kaynaklarının daha verimli kullanılması, sanayi bölgelerindeki su yönetiminin gözden geçirilmesi ve içme suyu şebekesindeki teknik kayıpların azaltılması, kentin su geleceği açısından en kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Rapordaki bulgular, su krizinin tek bir nedene bağlanamayacağını, geniş kapsamlı bir iyileştirme sürecine ihtiyaç duyulduğunu kanıtlıyor.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.