Türkiye ekonomisine yönelik uluslararası ilgi devam ediyor. Temmuz 2026 dönemi verilerine göre, ülkeye giriş yapan uluslararası doğrudan yatırım miktarı 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Merkez Bankası tarafından açıklanan güncel istatistikler, Türkiye'nin küresel sermaye akışındaki yerini koruduğunu ortaya koyuyor.

Yılın ilk yedi ayında 5,8 milyar dolar

Temmuz ayındaki verilerle birlikte 2026 yılının ilk yedi aylık döneminde Türkiye'ye gelen toplam doğrudan yatırım miktarı 5,8 milyar dolara yükseldi. Bu dönemde küresel ekonomik koşulların etkisiyle 2025 yılına göre bir düşüş gözlemlense de, 2003 yılından bu yana ülkeye giren kümülatif sermaye hacmi 294 milyar dolara yaklaştı.

Temmuz ayındaki 1,2 milyar dolarlık toplam girişin 909 milyon doları yatırım sermayesi olarak kaydedildi. Geriye kalan kısmın 322 milyon dolarlık bölümü yabancı uyrukluların gerçekleştirdiği gayrimenkul satışlarından oluştu. Yatırım tasfiyeleri ve borçlanma araçlarındaki hareketlilik ise söz konusu ayın net rakamlarını etkileyen diğer unsurlar arasında yer aldı.

Sektörel dağılım ve öne çıkan ülkeler

Yatırım sermayesi girişlerinde imalat sanayii Temmuz ayında ön plana çıktı. Kâğıt ürünleri ve kayıtlı medyanın basımı, 314 milyon dolarlık sermaye girişiyle toplam yatırımın yüzde 35'ini oluşturdu. Toptan ve perakende ticaret ile inşaat sektörü de yüksek performans göstererek toplam yatırımlardan sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 12 oranında pay aldı.

Ülke bazında yapılan analizlerde ise Çin, Temmuz ayı içerisindeki yatırımlarıyla yüzde 34'lük bir pay alarak ilk sırada yer aldı. Çin'i yüzde 21 ile İrlanda ve yüzde 14 ile Almanya takip etti. Yılın ilk yedi aylık kümülatif verilerine bakıldığında ise Almanya 1,1 milyar dolar ile en büyük yatırımcı ülke konumunu korudu. Hollanda 903 milyon dolar ile ikinci, Amerika Birleşik Devletleri ise 585 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı.

2003-2025 yılları arasında yatırımların önemli bir kısmını karşılayan Avrupa Birliği ülkeleri, Temmuz ayında da toplam sermaye girişinde yüzde 52'lik bir pay sahibi oldu. Veriler, Türkiye'nin farklı coğrafyalardan sermaye çekmeye devam ettiğini ve sektör çeşitliliğinin korunduğunu gösteriyor.