İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma, şehirdeki altı farklı derneğin mali yapısını gün yüzüne çıkardı. İstanbul Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan denetim raporları, Lambda İstanbul, SPoD, HEVİ, LİSTAG, Pozitif Yaşam ve Pozitif İz derneklerinin 2025 yılı faaliyetlerini mercek altına aldı.

Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, bu kuruluşlar hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “müstehcenlik” ve “Dernekler Kanunu'na muhalefet” suçlamaları üzerinden incelemeler başlatıldı. Müfettişler, derneklerin tüzüklerini, üye kayıtlarını ve mali defterlerini titizlikle denetledi.

Derneklerin yurt dışı kaynaklı gelirleri

Denetim raporlarında en dikkat çeken bölüm, söz konusu derneklerin 2025 yılı hesap özetlerindeki yurt dışı yardım kalemleri oldu. Altı derneğin kayıtlarında toplamda 32 milyon 149 bin 513 liralık yabancı kaynaklı fon girişi olduğu tespit edildi. En yüksek fon tutarı 11 milyon lirayı aşan rakamla SPoD derneğinde görülürken, onu sırasıyla HEVİ ve Pozitif Yaşam dernekleri izledi.

LİSTAG isimli derneğin hesaplarında ise Avrupa ülkelerinden gelen düzenli ödemeler dikkat çekti. Özellikle Belçika, Hollanda ve Almanya konsoloslukları veya kuruluşları üzerinden yapılan transferlerin, derneğin operasyonel harcamalarında önemli bir paya sahip olduğu belirlendi. Ayrıca İsveç Başkonsolosluğu üzerinden de derneğe yüksek miktarda kaynak aktarıldığı kayıtlara geçti.

Mali şeffaflık ve denetim bulguları

Pozitif Yaşam Derneği'ne yönelik incelemelerde, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ve Avrupa Komisyonu gibi uluslararası kuruluşlardan sağlanan yoğun finansal destekler raporlandı. Dernekler arasındaki personel ve proje paylaşımı da denetçilerin dikkatinden kaçmadı. Bir derneğin yönetim kurulu başkanının, diğer bir dernekte proje danışmanı olarak görev yaptığı tespit edildi.

Pozitif İz derneği ise denetim sürecinde ciddi idari eksikliklerle karşılaştı. Derneğin üç yıla ait mali defterlerini ve gider belgelerini müfettişlere ibraz etmediği vurgulandı. Bazı yönetim kurulu kararlarının standart defter kayıtları yerine, bilgisayar çıktısı olarak dosyalara eklenmesi ve imza eksiklikleri, usul hataları arasında sıralandı. İlgili kanun gereği bu durumun yargıya taşınacağı bildirildi.

Sonuç olarak, kamuoyuna yansıyan bu denetim raporları, sivil toplum kuruluşlarının mali disiplini ve şeffaflığı konusundaki tartışmaları yeniden başlattı. Savcılık, eksik bırakılan belgeler ve usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturmasını sürdürüyor.