Yükseköğretim sisteminde son dönemde ortaya çıkan idari yapılanmalar, akademik çevrelerde geniş yankı uyandıran bir tartışmayı beraberinde getirdi. Sayıştay denetimlerinde, bazı üniversitelerin mevzuatta yer almayan dekanlıklar kurduğu tespit edildi. Bu gelişme, yükseköğretim kurumlarında giderek artan birim ve unvan enflasyonunu yeniden gündeme taşıdı.
Hukuki Dayanak Eksikliği ve Sayıştay Bulguları
Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan 2025 yılı denetim raporlarında, üniversite senato kararlarıyla kurulan çeşitli dekanlıkların hukuki zemini sorgulandı. Araştırma Dekanlığı ve Öğrenci İşleri Dekanlığı gibi isimlerle hayata geçirilen bu birimlerin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda bir karşılığı bulunmuyor. Mevcut kanun maddelerine göre, fakülte ve enstitü gibi birimlerin kurulumu yasalarla düzenlenirken, rektörlük eliyle yeni dekanlıklar ihdas edilmesi yetki karmaşasına yol açıyor.
Denetimlerde, bu birimlere atanan dekan ve yardımcılarının görevlendirilme süreçlerinin de hukuki altyapıdan yoksun olduğu vurgulandı. Sayıştay, üniversite yönetimlerine ihtiyaç duyulan yapıların kurulması için öncelikle mevzuat değişikliğine gidilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
İdari Yapıda Gereksiz Büyüme Riski
Hukuki tartışmaların yanı sıra, bu birimlerin akademik ve idari işleyişe katkısı da mercek altında. Halihazırda Öğrenci İşleri Daire Başkanlıkları, kayıt süreçlerinden diploma işlemlerine kadar tüm akademik süreçleri yönetiyor. Araştırma faaliyetleri için ise teknoloji transfer ofisleri ve koordinatörlükler gibi hâlihazırda aktif yapılar bulunuyor.
Eğitim uzmanları, benzer işlevlere sahip yeni birimlerin kurulmasının bürokrasiyi artırdığını belirtiyor. Organizasyon şemalarının sürekli genişlemesi, görev ve yetki çatışmalarını da beraberinde getiriyor. Dijital dönüşüm, kalite süreçleri veya yapay zekâ çalışmaları için her seferinde yeni bir birim kurmak yerine, mevcut idari yapının güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
YÖK'ten Bütüncül Çözüm Beklentisi
Tartışmaların odağında, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) konuya dair net bir çerçeve çizmesi gerekliliği yatıyor. Kurumun, üniversitelerdeki idari yapılanmaları denetleyerek ihtiyaç analizi yapması ve standardizasyon sağlaması bekleniyor. Sadece mevzuata ekleme yapmakla kalmayıp, işlevsiz birimlerin önüne geçecek bütüncül bir yaklaşım, yükseköğretim sistemindeki verimliliği korumak açısından kritik görülüyor. Üniversitelerin kendi içlerinde kurdukları bu yapılar, eğer ihtiyaç analiziyle desteklenmezse idari maliyetlerin artmasına neden olmaya devam edecek.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.