MANİSA - BHA

Yurt dışından “yemlik” adı altında ithal edilen düşük fiyatlı üzümlerin, yerli üzüm üreticileri ve sanayiciler üzerindeki etkileri gündeme geldi. İthal ürünlerin fiyat avantajı nedeniyle yerli üzümlerin pazarlanmasında güçlük yaşandığını belirten Özkaya, özellikle sirke ve pekmez üretiminde kullanılan elek altı kuru üzümlerin değerlendirilmesinde sorunlar yaşandığını ifade etti.

Yıllık ortalama 20 bin tonluk pazarın ithal ürünlere yöneldiğini savunan Özkaya, yerli üretimin korunması amacıyla yetkililerden önlem alınmasını istedi.

“Milli servet çürümeye bırakılıyor”

İthalatın yerli üretici üzerindeki baskısını artırdığını dile getiren Özkaya, elek altı kuru üzümlerin ekonomik değerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Özkaya, şu ifadeleri kullandı:

“Milli servet olan elek altı kuru üzüm çürümeye bırakılıyor. Milletvekillerimiz, odalarımız ve birliklerimiz bu durumun piyasa üzerindeki olumsuz etkilerini sıklıkla dile getiriyor. Hükümet yetkililerinin, yurt dışından bu şekilde gelen ürünlerin ülkeye girişini yasalarla acilen engellemesi gerekmektedir.”

Elek altı üzümlerin kilogramı 1 ila 3 liraya kadar düştü

İşletmelerin elinde bulunan aspiratör çıkıntısı ve elek altı ürünlerin depolarda biriktiğini belirten Özkaya, bazı işletmelerin bu ürünleri depolayacak alan bulmakta zorlandığını aktardı.

Özkaya, söz konusu ürünlerin kilogramının 1 ila 3 lira arasında değişen fiyatlarla hayvancılık sektörüne satılmaya çalışıldığını ifade etti.

Depolarda bekleyen ürünlerin ekonomiye kazandırılamaması halinde üzüm fiyatları üzerindeki baskının devam edeceğini savunan Özkaya, yerli üreticilerin gelir kaybı yaşayabileceği uyarısında bulundu.

“Tarım ve hayvancılık birlikte desteklenmeli”

Tarım ve hayvancılık sektörlerinin birbirini tamamladığını vurgulayan Özkaya, üretim sırasında ortaya çıkan yan ürünlerin de ekonomik olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özkaya, “Ülkemizin kurtuluşunun tarım ve hayvancılıkta olduğunu hepimiz biliyoruz ancak bunu dile getirmeye cesaret edemiyoruz. Elek altı ve aspiratör çıkıntısı olarak adlandırılan bu ürünlerin heder edilmeyip ülke ekonomisine kazandırılması şarttır” dedi.

Yerli üreticilerin korunması için ithalat politikalarının gözden geçirilmesini isteyen Özkaya, depolarda bekleyen ürünlerin değerlendirilmesine yönelik düzenlemelerin önemine dikkat çekti.