Türk savunma sanayisinin önemli aktörlerinden olan STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., Eylül ayı boyunca sürecek uluslararası fuar takvimiyle küresel pazarlardaki etkinliğini artırmaya hazırlanıyor. Şirket, Polonya, Güney Afrika ve Azerbaycan'da gerçekleştirilecek üç dev organizasyonda yerli ve millî mühendislik çözümlerini vitrine çıkararak Türk savunma sanayisinin teknolojik derinliğini uluslararası arenada sergilemeyi hedefliyor.

Eylül ayı içerisindeki ilk durak 8-11 Eylül tarihleri arasında Polonya'nın Kielce kentinde düzenlenecek MSPO 2026 olacak. Avrupa'nın önde gelen savunma sanayii buluşmalarından biri olarak kabul edilen fuarda şirket, NATO ve Avrupa Birliği standartlarına uygun deniz platformlarını ve insansız hava araçlarını tanıtacak. Özellikle Türk donanması için geliştirilen fırkateyn projeleri ile insansız su altı sistemleri, Avrupa pazarındaki askeri heyetlerin dikkatine sunulacak.

Küresel Pazarlarda Türk Mühendisliği

Şirketin ikinci durağı ise 16-20 Eylül tarihlerinde Güney Afrika’nın Pretoria kentinde gerçekleşecek Africa Aerospace and Defence (AAD) 2026 olacak. Afrika kıtasındaki savunma ihtiyaçlarına yönelik özgün çözümlerini sergileyecek olan firma; denizaltı projeleri, vurucu insansız hava araçları ve otonom deniz sistemlerini bölgedeki savunma profesyonelleriyle buluşturacak. Bu fuar, şirketin kıta ölçeğindeki ihracat potansiyelini güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor.

Eylül ayındaki fuar maratonu, 30 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında kardeş ülke Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de düzenlenecek ADEX 2026 ile son bulacak. Bölgesel güvenlik ve savunma iş birliğinin en önemli platformlarından biri olan etkinlikte, Türk teknolojisi ile geliştirilen korvetler ve insansız hava sistemleri sergilenecek. Bu sistemler, bölgedeki stratejik savunma dengelerinde Türk mühendisliğinin katkısını ortaya koyuyor.

Teknolojik Dönüşüm ve İhracat Hedefleri

Şirket yönetimi, gerçekleştirilecek bu ziyaretlerle sadece ürün tanıtımı yapmayı değil, aynı zamanda küresel düzeyde askeri teknoloji iş birliklerini de geliştirmeyi amaçlıyor. Özellikle insansız sistemlerdeki sürü yetenekleri, modern muharebe sahalarında kritik öneme sahip olan otonom görev icra kabiliyetleri ve yüksek menzilli vurucu İHA teknolojileri, dünya genelindeki ordu envanterleri için rekabetçi bir alternatif oluşturuyor. 35 yıllık tecrübesiyle havacılık, denizcilik ve bilişim alanlarında entegre sistemler geliştiren kurum, yüksek teknolojili mühendislik yeteneklerini dünya genelinde daha fazla noktaya taşımayı planlıyor. Bu kapsamda atılan adımlar, Türkiye’nin savunma teknolojileri ihracatındaki payını artırırken, uluslararası alanda marka bilinirliğini de pekiştiriyor.