Sebze ve meyve ticareti alanında gerçekleştirilen kapsamlı vergi incelemeleri, sektördeki bazı usulsüzlükleri gözler önüne serdi. Vergi Denetim Kurulu tarafından yürütülen denetimlerde, 41 riskli mükellefin mali kayıtları mercek altına alındı. Çiftçi beyanları, müstahsil makbuzları ve e-faturalar ile Hal Kayıt Sistemi verileri karşılaştırılarak süreçteki uyumsuzluklar raporlandı.

Fiyat ve Miktar Manipülasyonu

Denetim sonuçlarına göre, üreticilerin gerçekte düşük fiyatlarla sattıkları ürünler, düzenlenen belgelerde çok daha yüksek bedellerle kaydedildi. Bazı mandalina satışlarında üreticinin beyan ettiği kilogram fiyatı 6-8 lira aralığında seyrederken, kayıtlara giren belgelerde bu rakamın 28 liraya kadar çıkarıldığı saptandı.

Sadece fiyatlarda değil, ürün miktarlarında da gerçeğe aykırı verilerin girildiği görüldü. Bir üreticinin 200 ton olarak beyan ettiği limon satışının, sisteme 633 ton olarak işlendiği belirlendi. Benzer şekilde, 400-500 tonluk patates satışına karşılık yaklaşık 1,7 milyon kilogramlık belge düzenlenmesi, kayıtlardaki tutarsızlığı kanıtlar nitelikte değerlendirildi.

Vefat Eden Kişiler Adına Belge Düzenlendi

İncelemelerin en dikkat çekici noktalarından biri ise hayatını kaybetmiş kişiler adına düzenlenen müstahsil makbuzları oldu. Bazı mükelleflerin adlarına belge düzenlendiği ancak bu kişilerin ilgili firmalara hiçbir ürün satışı yapmadıkları ortaya çıktı. İlgili kurumlar, bu tür işlemlerin vergi matrahını doğrudan etkilediğini vurguladı.

Bu tür uygulamalar, şirketlerin kayıtlı maliyetlerini yapay bir şekilde yükselterek kâr marjlarını düşük göstermelerine neden oluyor. Sonuç olarak, vergi matrahının aşındırılmasına zemin hazırlayan bu riskli işlemler, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında takibe alındı. İncelemeler sonucunda tespit edilen bulgular, ilgili soruşturma dosyalarına eklenerek gerekli hukuki süreçlerin başlatılması için bir temel oluşturdu.

Sektördeki bu tür manipülatif adımların, tarımsal üretimin gerçek değerini yansıtmadığı ve piyasa dengesini bozma potansiyeli taşıdığı ifade edildi. Yetkililer, e-fatura ve kayıt sistemlerinin entegrasyonu sayesinde gelecekteki benzer risklerin daha hızlı bir şekilde tespit edilebileceğini belirtiyor. Denetim süreçlerinin ülke genelindeki riskli alanlarda devam edeceği öngörülüyor.