Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, güncel ekonomik verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin ağustos ayı cari denge performansının hedeflerle uyumlu bir seyir izlediğini belirtti. Verilere göre, ağustos ayında toplamda 4,1 milyar dolar tutarında cari fazla elde edildi. Yıllıklandırılmış cari açığın ise 42,1 milyar dolar seviyesine gerilediği açıklandı.

Bakan Şimşek, ekonomik dengelenme sürecinde mal ihracatındaki artışın ve hizmetler sektöründen elde edilen gelirlerin kilit bir rol oynadığını vurguladı. Bu unsurların, dış ticaret dengesini destekleyerek cari açığı daha yönetilebilir seviyelerde tutma noktasında belirleyici olduğu ifade edildi. Bununla birlikte küresel piyasalardaki enerji arz güvenliği risklerinin yakından takip edildiği kaydedildi.

Enerji ithalatında yapısal dönüşüm hedefi

Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlamak adına son yirmi altı yıllık süreçte dışa bağımlılığı artıran bir tabloyla karşı karşıya kalındığına dikkat çekildi. Bu dönemde toplamda 1,1 trilyon dolarlık enerji ithalatı gerçekleştirildiği bilgisini paylaşan Şimşek, bu tutarın mevcut brüt dış borç stokunun iki katına, toplam cari açığın ise 1,6 katına denk geldiğini belirtti. Bu tablo, yeşil dönüşümün ve yerli enerji kaynaklarının stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Hükümetin enerjide dışa bağımlılığı azaltacak adımları kararlılıkla sürdüreceği ifade edilirken, bu tür yapısal reformların küresel fiyat şoklarına karşı ekonominin dayanıklılığını artırması bekleniyor. Enerji altyapısının çeşitlendirilmesi, uzun vadede cari dengeye kalıcı bir katkı sağlayacak temel unsurlar arasında görülüyor.

İhracatta katma değer stratejisi

Ekonomik programın bir diğer odağını ise ihracatın nitelikli büyümesi oluşturuyor. Serbest ticaret anlaşmaları üzerinden yeni pazarlara açılma stratejisinin devam ettiğini aktaran Bakan Şimşek, özellikle sağlık turizmi, yazılım, mühendislik, eğitim ve tasarım gibi yüksek katma değerli hizmet ihracatı alanlarında rekabet gücünü yükseltmeyi hedeflediklerini ifade etti.

İhracatın kompozisyonunu değiştirmeye yönelik politikaların önümüzdeki dönemde de öncelikli gündem maddesi olacağı vurgulandı. Türkiye, üretimden gelen gücünü daha fazla katma değere dönüştürerek sürdürülebilir bir dış dengeyi kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor. Bu adımların makroekonomik istikrarı güçlendirmesi ve dış ticaret açığını daraltıcı etki yapması öngörülüyor.