Trafikte can kayıpları oranını düşürmek ve kara yolu güvenliğini artırmak amacıyla ulaşım altyapısında kapsamlı bir dönüşüm süreci başlatılıyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı doğrultusunda, sürücülerin ve yayaların hata yapabileceği gerçeğini kabul eden “güvenli sistem yaklaşımı” esas alınacak. Yeni dönemde kaza risklerinin azaltılması ve sürüş emniyetinin yükseltilmesi, ulaşım ağındaki tüm kurumların ortak sorumluluğu olarak değerlendirilecek.

Yayımlanan resmi veriler doğrultusunda, 2025 yılında yaşanan kaza vakalarında 6 bin 35 kişi yaşamını yitirdi. Hayata geçirilecek güvenlik odaklı projeler ve altyapı iyileştirmeleriyle ölüm oranlarının kademeli olarak düşürülmesi planlanıyor. Yapılan planlamaya göre can kaybı sayısının 2026 yılı sonunda 5 bin 500'e, 2027 yılı sonunda ise 4 bin seviyesine geriletilmesi amaçlanıyor.

"Kendini İfade Eden Yollar" Uygulamaya Giriyor

Yeni kara yolu standartları kapsamında sürücülerin yol durumunu daha net ve doğru kavramasını sağlayan "kendini ifade eden yollar" konsepti ön plana çıkacak. Trafik işaretleri, uyarı levhaları, ışıklandırma sistemleri ve şerit düzenlemeleri sürücüler tarafından kolayca anlaşılabilecek şekilde modernize edilecek. Böylece yol kullanıcıları, bulundukları güzergâhın teknik özelliklerini ve güvenli sürüş koşullarını anlık olarak değerlendirebilecek.

İnsan hatalarının ölümcül sonuçlara yol açmasını önlemek amacıyla "affedici yol kenarları" tasarımı da devreye alınacak. Sürücülerin direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi ya da yoldan çıkması durumunda oluşabilecek çarpışma şiddetini azaltacak fiziki önlemler artırılacak. Kara yolu ağındaki emniyet alanları güçlendirilerek kaza anındaki yaralanma ve can kaybı riski minimum düzeye indirilecek.

Mevcut Kara Yolu Ağında Bakım Çalışmalarına Öncelik Verilecek

Ulaşım sektöründeki yatırımlarda maliyet etkinliği, verimlilik ve sürdürülebilirlik ilkeleri temel kriter olarak benimsenecek. Yeni proje tasarımlarında en uygun güzergâh alternatifleri tercih edilirken, mevcut kara yollarında trafik akışını olumsuz etkileyen ve risk oluşturan darboğazların giderilmesine öncelik tanınacak.

Yol kalitesinin korunması ve kaza risklerinin önüne geçilmesi amacıyla önleyici bakım uygulamaları yaygınlaştırılacak. Bakım ve onarım faaliyetlerinin zamanında yürütülmesi sayesinde hem yüksek tutarlı ağır bakım giderleri önlenecek hem de taşıt işletme maliyetleri düşürülerek emniyetli ulaşım imkânı sağlanacak.