İstanbul Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki ekonomik koşullar nedeniyle zorlanan vatandaşlar için kapsamlı bir sosyal destek vizyonu hazırladı. Dört kişilik bir ailenin yaşam maliyetinin 135 bin lirayı aşmasıyla birlikte, dar gelirli kesimlerin temel ihtiyaçlarına yönelik yeni adımlar atıldı. 2027 yılına kadar uygulanması planlanan bu destek paketleri, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal dayanışmayı artırmayı hedefliyor.

Açıklanan sosyal destek vizyonu, geçtiğimiz ay duyurulan 8,7 milyar liralık eğitim paketini tamamlayan nitelikte. Emeklilere yönelik yıllık 24 bin lira kira desteği ve 8 bin lira bayram ikramiyesi gibi yardımların yanı sıra; anne adaylarına beslenme desteği, asgari ücretlilere pazar ve ulaşım katkısı gibi çok sayıda kalem hayata geçiriliyor. İlgili kurum, tüm bu yardımlarla birlikte 2027 yılında vatandaşlara sağlanacak toplam desteğin 37,2 milyar liraya ulaşacağını öngörüyor.

Sosyal Belediyecilikte Yeni Dönem

Saraçhane'deki başkanlık binasında gerçekleştirilen toplantıda, sosyal belediyecilik anlayışının temelinde Cumhuriyetin fırsat eşitliği ilkesi olduğu vurgulandı. Şehirdeki yaşam maliyetinin beş asgari ücrete yaklaştığı bir ortamda, belediyenin pasif kalmasının mümkün olmadığı belirtildi. İdare, temel ihtiyaçların karşılanmasında önceliği dar gelirli ailelere, öğrencilere ve emeklilere vererek, krizin etkilerini azaltmayı amaçlıyor.

Dayanışma ve Fırsat Eşitliği

Belediye yönetimi, 2019 yılından bu yana uygulanan projelerin başarısına dikkat çekerek, bu yeni vizyonun söz konusu birikimi daha ileri taşıyacağını ifade etti. Askıda Fatura, Halk Süt ve anne kartı gibi mevcut uygulamaların vatandaşlar nezdinde yarattığı olumlu etkinin, yeni programlarla genişletilmesi hedefleniyor. Hizmet anlayışının temelinde, vatandaşın ayağına giden ve ihtiyacı yerinde tespit eden bir yaklaşım olduğu kaydedildi.

Programın detayları arasında, yeni evlenen çiftlere yönelik nakdi yardımlar ve sosyal tesislerdeki indirimli hizmetlerin kapsamının genişletilmesi de bulunuyor. Kent genelindeki sosyal adaleti tesis etmek için planlanan bu geniş ölçekli proje, İstanbul'daki yerel destek mekanizmalarını dijital altyapı ve verimlilik odaklı yeni bir aşamaya taşımayı hedefliyor. İhtiyaç sahibi ailelerin belirlenmesi sürecinde şeffaflık ve liyakat ilkelerine bağlı kalınacağı vurgulanırken, yerel yönetimlerin bu zorlu ekonomik süreçte halkın temel yaşam standardını korumak için çalışmalarına devam edeceği belirtildi.