İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde yapılan araştırmalar, kentin hava kalitesindeki değişimi gözler önüne serdi. İncelemelerde, 2024 ve 2025 yıllarının ekim ayları verileri üzerinden yapılan karşılaştırmalar, hava kirliliği oranlarının ciddi bir yükseliş trendine girdiğini gösteriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait 26 farklı noktadaki hava kalitesi ölçüm istasyonundan alınan partikül madde (PM10) verileri, kentin hava soluma kalitesindeki değişimi analiz etmek için kullanıldı. Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda, geçen yıl ekim ayında metreküp başına 31,9 mikrogram olan PM10 konsantrasyonunun, bu yıl aynı dönemde 35,2 mikrogram seviyesine ulaştığı tespit edildi. Bu sonuç, hava kalitesinde yüzde 10,3'lük bir bozulma yaşandığı anlamına geliyor.

Sultangazi'de En Yüksek Kirlilik Ölçüldü

Araştırma kapsamındaki 26 ölçüm istasyonunun 20'sinde PM10 değerlerinde artış gözlemlenirken, 6 istasyonda düşüş kaydedildi. Verilere göre, ekim ayında en yüksek kirlilik oranı metreküp başına 71,3 mikrogram ile Sultangazi 3 istasyonunda gerçekleşti. Sultangazi'yi 70 mikrogramla Kağıthane 1 ve 61,4 mikrogramla Selimiye istasyonları takip etti. Kentin en temiz havasına sahip noktası ise 18,1 mikrogramla Üsküdar 1 olarak belirlendi.

Hava kirliliğindeki artışın temel nedenleri arasında meteorolojik faktörler ön plana çıkıyor. Geçen yılın aynı döneminde daha etkili olan yağışlar ve alçak basınç sistemleri hava kirleticilerinin dağılmasını kolaylaştırırken, bu yılın aynı döneminde yaşanan yüksek basınç etkisi kirliliğin kent üzerinde hapsolmasına neden oldu.

Trafik ve Isınma Kaynaklı Emisyonlar

Uzmanlar, hava kirliliğinin artışında motorlu taşıt trafiğinin payına özellikle dikkat çekiyor. Kentteki kayıtlı araç sayısının 6 milyonu aşması, egzoz emisyonlarının kirlilik üzerindeki etkisini artırıyor. Soğuk havaların başlamasıyla devreye giren ısınma kaynaklı emisyonlar da kirliliği artıran bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor. Özellikle doğal gaz dışındaki yakıtların tercih edildiği bölgelerde hava kalitesi değerlerinin olumsuz etkilendiği belirtiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen 15 mikrogramlık yıllık ortalama sınırın oldukça üzerinde seyreden İstanbul verileri, kentin hava kalitesi mücadelesinin ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor. Ulaşım ve sanayi kaynaklı kirleticilerin azaltılması yönünde atılacak adımların, uzun vadede halk sağlığı üzerinde belirleyici olacağı ifade ediliyor.