Doğa İnsan Hayvan Koruma ve Bilgilendirme Konfederasyonu öncülüğünde, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Ankara'da geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Sakarya Caddesi'nde bir araya gelen hayvanseverler, sokak hayvanlarına yönelik şiddet olaylarının artış göstermesine ve yaşam hakkı ihlallerine karşı tepkilerini dile getirdi. Eylemde, hayvanların korunmasına yönelik mevcut politikaların yetersiz olduğu vurgulanarak, yasal düzenlemelerin daha caydırıcı hale getirilmesi çağrısında bulunuldu.

Hayvan hakları ve yaşam savunuculuğu

Etkinliğin başında gerçekleştirilen performans gösterisiyle dikkatler, savunmasız hayvanların maruz kaldığı şiddet sarmalına çekilmek istendi. Ardından söz alan Konfederasyon Kurucular Kurulu Başkanı Haydar Özkan, günün anlam ve önemine dair yaptığı konuşmada sert eleştirilerde bulundu. Mevcut koşullarda 4 Ekim tarihinin bir kutlama günü olmaktan çıktığını belirten Özkan, barınaklardaki uygulamaların ve sokaktaki canlılara yönelik şiddetin vicdanları yaraladığını ifade etti.

İl Hayvanları Koruma Kurullarına tepki

Konuşmasında İl Hayvanları Koruma Kurulları tarafından alınan besleme yasağı gibi kararları hukuki ve insani açılardan sorgulayan Özkan, bu tür uygulamaların toplumsal vicdanla bağdaşmadığını savundu. Hayvanların temel yaşam ihtiyaçlarının engellenmesinin koruma faaliyetleriyle çeliştiğini dile getiren Özkan, şunları kaydetti: "Bir canlıyı yiyecekten mahrum bırakmak, merhamet değerlerimize ve mevcut kanunlara aykırı bir tutumdur. Toplumun büyük çoğunluğu bu şiddete ve öldürme odaklı politikalara karşı çıkmaktadır."

Avukat Funda Şahin ise hukuk penceresinden yaptığı değerlendirmede, 7527 sayılı Kanun ile yapılan mevzuat değişikliklerinin hayvan hakları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Hukukun yalnızca insan odaklı değil, doğayı ve tüm canlıları kapsayan bir koruma mekanizması işletmesi gerektiğini hatırlatan Şahin, anayasal değerlerin hayvan yaşamı üzerinde de geçerli olması gerektiğini belirtti.

Konuşmacılar, hayvanlara yönelik şiddetin sadece bir hayvan sorunu değil, toplumsal bir insanlık meselesi olduğu konusunda birleşti. Şiddet gösteren kişilerin caydırıcı cezalarla karşılaşmaması durumunda, bu durumun ileride daha büyük toplumsal sorunlara zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuldu. Etkinlik, hayvanların yaşam hakkını güvence altına alacak daha adil ve vicdani politikaların ivedilikle hayata geçirilmesi talebiyle son buldu.