Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, beraberindeki heyetle birlikte Gölyazı Tiyatro Alanı’nda incelemelerde bulunarak bölgenin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Bursa Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer, Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin ve Bursa Arkeoloji Müzesi Müdürü Ahmet Türkmenoğlu’nun da eşlik ettiği ziyarette, antik alanın güncel durumu ve kazı çalışmalarının seyri hakkında detaylı bilgiler alındı.

Başkan Şadi Özdemir, ziyaret sonrasında yaptığı değerlendirmede antik tiyatronun en kısa süre içerisinde işlevsel hale getirilmesinin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını vurguladı. Alanın devri, tahsis süreçleri ve gerekli protokollerin tamamlanması için görüşmelerin hızla sürdüğünü belirten Özdemir, bölgenin kültürel mirasını korurken aynı zamanda sosyal yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Antik Değerler Modern Turizmle Buluşuyor

Gölyazı bölgesinde tarım ile turizmin birbirini destekleyen bir modelle geliştirilmesini planladıklarını açıklayan Şadi Özdemir, bölgenin dünya çapında bilinen bir destinasyon olduğunu hatırlattı. Yerel halkın tarımsal faaliyetlerini sürdürürken, turizm aracılığıyla yeni gelir kaynaklarına ulaşması için kapsamlı bir strateji geliştirdiklerini kaydetti. Antik tiyatronun restorasyonu, Fadıllı’daki mevcut tesisler, yüzer iskeleler ve ulaşım iyileştirmeleri, bölgeye gelecek ziyaretçi trafiğini doğrudan etkileyecek unsurlar arasında yer alıyor.

Ulaşım altyapısı ve otopark sorunlarının çözülmesinin ardından nitelikli yeme-içme mekanları ile sosyal alanların oluşturulacağını belirten Başkan, ziyaretçilere kapsamlı bir deneyim sunulacağını belirtti. Bu projelerin, yerel turizmin kalitesini artırarak sürdürülebilir bir yaşam modeline katkı sağlaması hedefleniyor.

Bütünleşik Turizm Ağı Oluşturuluyor

Nilüfer Belediyesi, yalnızca antik tiyatro ile sınırlı kalmayarak Gölyazı, Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy hattını kapsayan geniş bir turizm ağı oluşturmayı planlıyor. Mysia Yolları’nın yürüyüş ve bisiklet rotalarıyla entegre edilecek olan proje, paraşüt tesisleri ve dijital göçebe çalışma alanlarını da kapsıyor. Bu yaklaşımla, ziyaretçilerin bölgede daha uzun süreli vakit geçirmesi sağlanarak yerel ekonominin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Tarihi dokunun korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken yetkililer, tüm düzenlemelerin bölgenin özgün yapısına zarar vermeyecek şekilde planlandığını belirtiyor.