Sigorta Haftası etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen "OVP’nin Dayanıklılık Vizyonu: Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta" başlıklı panelde, şehirlerin afetlere karşı güçlendirilmesi süreci detaylı olarak ele alındı. Toplantıda, kentsel dönüşüm çalışmalarında sigorta mekanizmalarının çok daha etkin bir şekilde kullanılması gerektiği vurgulandı.
Afetlere Karşı Dirençli Şehirlerin Önemi
Uzmanlar, şehirlerin yalnızca yapısal olarak yenilenmesinin yeterli olmadığını, karşı karşıya kalınan tüm risklerin bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, kamu ve özel sektör paydaşlarının koordineli bir şekilde hareket etmesi, daha sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulması için temel zorunluluk olarak öne çıkıyor. Risklerin önceden tanımlanması ve sigorta çözümleriyle güvence altına alınması, kentsel dayanıklılık stratejilerinin temelini oluşturuyor.
Sigorta Korumasında Küresel Farklılıklar
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, afet risklerine karşı ülkemizdeki sigorta koruma açığına dair çarpıcı veriler paylaştı. 6 Şubat depremlerinin yarattığı ekonomik hasarın yalnızca küçük bir kısmının sigorta kapsamında olduğunu hatırlatan Yaşar, dünya genelindeki sigorta karşılama oranlarının oldukça üzerinde bir açıkla karşı karşıya olduğumuzu dile getirdi. Türkiye hariç tutulduğunda dünya genelinde doğal afet kaynaklı hasarların yaklaşık yüzde 40'ının sigorta tarafından karşılandığı ifade edildi.
Yeni Nesil Risklerin Yönetimi
Panelde sadece deprem değil, iklim değişikliğiyle tetiklenen sel, heyelan ve orman yangınları gibi afetlerin yanı sıra finansal ve siber risklerin de sigorta kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Şehirlerin, mobilite ve teknolojik dönüşüm süreçleriyle birlikte değişen risk profillerine uygun, esnek sigorta modellerine ihtiyaç duyduğu belirtildi. Özellikle Marmara Bölgesi başta olmak üzere, Türkiye genelindeki yüksek deprem riski, sigortacılık ürünlerinin yaygınlaştırılmasını zorunlu kılıyor.
Sonuç olarak, kentsel dönüşümün sadece inşaat faaliyeti değil, aynı zamanda bir finansal güvence süreci olduğu fikri benimsendi. İlgili sektörlerin temsilcileri, daha dirençli şehirler inşa etmek adına atılacak adımların finansal istikrarı koruyacağını ve vatandaşların yaşam kalitesini artıracağını belirtti.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.