Beşikdüzü Yelken ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Gürhan Zengin, Türkiye genelinde denizcilik bilincinin küçük yaşlardan itibaren geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Zengin, son dönemde yaşanan üzücü deniz kazalarının ardından yaptığı açıklamada, denize kıyısı olan bir toplum olarak güvenlik ve eğitim konularına daha fazla odaklanılması gerektiğine dikkat çekti.

Deniz kazalarının sadece teknik arıza veya dikkatsizlik sonucu oluşmadığını belirten Zengin, bunların temelinde kapsamlı bir denizcilik anlayışı eksikliğinin yattığını savundu. Denizlerin sadece ticari ve lojistik alanlar olarak değil, yaşamın bir parçası olarak görülmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu nedenle okullarda ve spor kulüplerinde verilecek eğitimlerin hayati bir önem taşıdığını kaydetti.

Eğitim ve Güvenlik Bilinci

Zengin, yelken ve su sporlarının gençlere sadece fiziksel aktivite sağlamadığını, aynı zamanda özgüven, takım çalışması ve çevresel sorumluluk gibi yetiler kazandırdığını belirtti. Çocukların denizi tanımasının, korku yerine sevgi ve saygı geliştirmesine olanak sağladığını ifade etti. Ayrıca, yerel yönetimlerin bu tür kulüplere verdiği desteğin, toplumsal denizcilik seviyesini doğrudan etkilediğini vurguladı.

Spor kulüplerinin yaşadığı bürokratik engellerin bir an önce aşılması gerektiğini dile getiren Zengin, bu yapıların birer stratejik eğitim merkezi olarak konumlandırılmasını istedi. Deniz sporlarına erişimin kolaylaştırılmasının, güvenli bir denizci nesil yetiştirmenin anahtarı olduğunu sözlerine ekledi.

Kalıcı Çözümler İçin Çağrı

Denizlerde yaşanan kazaların kısa süreli gündemlerden ibaret kalmaması gerektiğini belirten kulüp başkanı, konunun devlet politikası ve kalıcı eğitim müfredatları düzeyinde ele alınmasını önerdi. Mevcut kurumların güçlü bir kapasitesi olduğunu, ancak bu kapasitenin tüm topluma yayılması için daha kapsayıcı projelerin şart olduğunu ifade etti.

Açıklamasının sonunda hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyen Zengin, Beşikdüzü Yelken ve Doğa Sporları Kulübü olarak gençleri denizle buluşturmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye'nin gerçek bir denizci ülke olabilmesi için denizcilik kültürünü benimsemiş bir toplumun şart olduğunu belirterek, su sporlarını destekleyen her türlü çabanın kıymetli olduğunu ifade etti.

Deniz güvenliği, eğitim ve sporun bir bütün olarak ele alınması, gelecekte yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirmek için en sağlıklı yol olarak görülüyor. Yerel ve ulusal düzeyde atılacak adımların, denizle olan ilişkiyi kökten değiştirmesi bekleniyor.