Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) personeli Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan süreç, hukuki bir dönüm noktasına ulaştı. Yürütülen yeni soruşturma kapsamında, Kozinoğlu’nun Ümraniye Mezarlığı’nda bulunan kabri açılarak adli tıp incelemeleri için numune alınması kararlaştırıldı. Feth-i kabir işlemi, olayın üzerindeki sır perdesini aralamak amacıyla gerçekleştiriliyor.

Uzman Heyet Numune Alımına Başladı

İşlemler, alanında uzman beş kişilik bir heyet tarafından yürütülüyor. Söz konusu heyette üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikeri yer alıyor. Mezardan alınan kemik, toprak ve diğer biyolojik örnekler, ölüm nedeninin netleştirilmesi adına kapsamlı bir inceleme sürecine tabi tutulacak. Sadece fiziksel numunelerle sınırlı kalmayan soruşturmada, olay anına ait kamera kayıtları, sağlık verileri ve hastane belgeleri de titizlikle yeniden inceleniyor.

Soruşturmada Şüpheli Sayısı 20'ye Yükseldi

Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla 15 yıl sonra tekrar gündeme gelen dosyada gizlilik kararı uygulanıyor. Başlatılan operasyonlar neticesinde, olay tarihinde cezaevinde görev yapan personel ve sağlık çalışanları dahil olmak üzere toplam 20 şüpheli hakkında yasal süreç işletildi. Gözaltına alınan isimlerden bazıları tutuklanırken, bir kısmı ise adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar, olayın tüm boyutlarını aydınlatmayı hedefliyor.

Ölümün Nedenleri Tekrar Değerlendirilecek

2011 yılındaki ilk incelemede ölümün kronik iskemik kalp hastalığına bağlı olduğu belirtilmiş ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Ancak, güncel bulgular ve tanık beyanları ışığında dosya yeniden açıldı. Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu, yeni alınan örneklerin yanı sıra eski adli kayıtları karşılaştırmalı olarak analiz edecek. Bu aşamanın sonunda, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünde dışarıdan bir müdahale olup olmadığına dair nihai mütalaa hazırlanacak.

Soruşturma ekibi, ceza infaz kurumundaki güvenlik standartlarını ve süreç yönetimini de mercek altına aldı. 112 Acil Çağrı kayıtlarının ve cezaevi içi iletişim trafiğinin yeniden analiz edilmesi, olay günü yaşananların detaylandırılması için kritik bir önem taşıyor. Kamuoyu, 15 yıllık aradan sonra gerçekleştirilen bu teknik incelemelerin sonucunda elde edilecek verileri yakından takip ediyor.