Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), ağustos ayında kaydedilen verilerle birlikte yukarı yönlü hareketini sürdürdü. Türkiye genelinde sanayi sektörünün dış pazarlara yönelik fiyatlama süreçlerini yansıtan endeks, yılın başından bu yana istikrarlı bir yükseliş trendi izliyor. Ağustos verilerine göre endekste aylık bazda yüzde 3,61, yıllık bazda ise yüzde 32,60 oranında artış gerçekleşti.

Sektörel kırılımlar incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı ile imalat sanayinin fiyat hareketlerindeki etkisi belirginleşiyor. Yıllık veriler ışığında madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 43,41, imalat sektöründe ise yüzde 32,41 oranında bir fiyat artışı gözlemlendi. Bu durum, girdi maliyetlerindeki değişkenliğin dış ticaret ürünlerine yansıdığını ortaya koyuyor.

Sektörel Bazda Fiyat Değişimleri

Ana sanayi grupları içerisinde enerji sektörü, yıllık bazda yüzde 106,24'lük artışla en dikkat çekici yükselişi sergileyen alan oldu. Ara malları yüzde 32,39, dayanıklı tüketim malları yüzde 31,62, dayanıksız tüketim malları yüzde 31,35 ve sermaye malları ise yüzde 20,59 oranında yıllık fiyat artışı gösterdi. Bu gruplar arasındaki farklılaşma, ham madde ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların sanayi kollarını farklı şiddetle etkilediğini doğruluyor.

Aylık bazdaki değişimler ise sektörlerin kısa vadeli maliyet baskısını gözler önüne seriyor. Ağustosta madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,77, imalat sektöründe ise yüzde 3,61 oranında artış yaşandı. Ana gruplar arasında aylık bazda en yüksek artış yüzde 14,68 ile yine enerjide kaydedildi. Diğer gruplardaki aylık değişimler ise şu şekilde gerçekleşti:

  • Dayanıklı tüketim malları: yüzde 4,38
  • Ara malları: yüzde 2,82
  • Sermaye malları: yüzde 2,59
  • Dayanıksız tüketim malları: yüzde 2,22

On iki aylık ortalamalara bakıldığında, Türkiye'nin yurt dışı üretici fiyatlarındaki genel artış yüzde 32,35 olarak hesaplandı. Yılın başından bu yana kümülatif olarak gerçekleşen toplam artış ise yüzde 25,16 seviyesinde sabitlendi. Ekonomik göstergeler, dış ticaretteki fiyatlama dinamiklerinin hem enerji maliyetlerine hem de küresel tedarik zincirlerindeki gelişmelere duyarlı kalmaya devam ettiğini gösteriyor.