Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, Ardahan Üniversitesi Yenisey Kampüsü bünyesinde gerçekleştirilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Apifitoterapi Çalıştayı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Arıcılık sektörünün önde gelen temsilcileri ve akademisyenlerin bir araya geldiği etkinlikte, yerel ürünlerin doğru bir şekilde tanıtılmasının ekonomik kalkınma üzerindeki etkisi vurgulandı.

Üretici ve Tüketici Arasında Köprü

Basa, sadece kaliteli üretim yapmanın yeterli olmadığını, üretilen değerlerin kamuoyuna doğru hikayelerle aktarılması gerektiğini ifade etti. Yerel medyanın bu süreçte pasif bir gözlemci değil, aktif bir paydaş olması gerektiğini söyleyen Basa, gazetecilerin yerel üretici ile tüketici arasında güvene dayalı güçlü bir köprü kurabileceğine dikkat çekti.

Yerel medyanın bölge ekonomisine katkısını değerlendiren TİMBİR Genel Başkanı, Ardahan'ın balı gibi coğrafi işaretli ürünlerin hak ettiği değeri görmesi için yerel ve ulusal medyanın koordineli çalışması gerektiğini belirtti. Bu iş birliğinin, ürünlerin sadece bir ticari mal olarak değil, bir kültür ve emeğin parçası olarak tüketicinin zihninde yer etmesini sağlayacağını dile getirdi.

Markalaşma Sürecinde Hikayenin Gücü

Günümüzde tüketici alışkanlıklarının değiştiğini belirten Basa, insanların artık yalnızca ürün değil, ürünün arkasındaki hikayeyi, güveni ve yöreyle kurulan bağı satın aldığını söyledi. Ürün değerinin tarlada veya kovan başında bitmediğini, pazarlama ve anlatım sürecinin ürünün başarısını doğrudan belirlediğini vurguladı.

TİMBİR'in 81 ildeki örgütlenme yapısının temel hedeflerinden birinin yerel değerleri dijital platformlarda görünür kılmak olduğunu açıklayan Basa, üretimi destekleyen ve bu üretimi tüm Türkiye'ye anlatan bir medya vizyonunun yerel ekonomiyi büyüteceğini ifade etti. Basa, "Üreten Ardahan, anlatan medya ve büyüyen bir ekonomi modeliyle Anadolu'nun tüm zenginliklerini dünyaya tanıtmaya kararlıyız" diyerek sözlerini tamamladı.

Sonuç olarak, medyanın yerel ürünler üzerindeki anlatı gücü, bölge üreticisinin dijital dünyada daha fazla yer bulmasını sağlarken, aynı zamanda yöresel ürünlerin markalaşma kapasitesini artırıyor. Bu yaklaşım, sadece bölgesel bir gelişim sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ülke genelinde yerel değerlerin korunmasına ve sürdürülebilir bir ekonomik ekosistem oluşturulmasına da zemin hazırlıyor.