Türkiye’nin geleceğine yönelik sivil ve milli anayasa tartışmaları, İstanbul’da düzenlenen kapsamlı bir konferansla gündeme taşındı. Üsküdar Üniversitesi ve Adaleti Savunanlar Derneği iş birliğiyle yürütülen çalışma, sivil bir anayasal düzenin inşası için toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesini hedefliyor. İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen proje, darbe karşıtı kolektif bilincin hukuki güvence altına alınması gerekliliğini ortaya koyuyor.

Sivil Anayasa ile Aidiyet Bilinci Oluşturulmalı

Konferansta konuşan uzmanlar, mevcut anayasal yapının toplumda tam bir aidiyet duygusu yaratamadığına dikkat çekti. Katılımcılar, "Bu anayasa benim anayasam" diyebilen vatandaşların varlığıyla demokratikleşme sürecinin hız kazanacağını belirtti. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, özellikle geçmişteki darbe mağduriyetlerinin yarattığı travmaların aşılması için sivil direnişin anayasal dayanaklara kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

Darbelere Karşı Kolektif Hafıza

Geçmiş yıllarda yaşanan antidemokratik müdahalelerin toplum hafızasında silinmez izler bıraktığı vurgulanan etkinlikte, korku ikliminin nasıl aşıldığı üzerinde duruldu. Özellikle 28 Şubat döneminde yaşanan mağduriyetlerin belgeleriyle kayıt altına alınması, sivil toplumun darbe vesayetini kırmada ne kadar etkin bir rol üstlenebileceğini kanıtladı. Konferans, askeri vesayetin sona erdiği bir Türkiye'de yeni metinlerin demokratikleşmeyi nasıl güçlendireceğini ele aldı.

Yeni Anayasal Düzenin Hedefleri

Program kapsamında üzerinde durulan ana konular arasında, sivil denetimin artırılması ve demokratik değerlerin korunması yer alıyor. Proje paydaşları, anayasanın sadece bir hukuk metni olmadığını, aynı zamanda toplumsal sözleşmenin temel taşı olduğunu hatırlatarak şunları kaydetti:

  • Toplumun geniş katılımıyla hazırlanacak sivil bir metin.
  • Darbe girişimlerini imkansız kılacak hukuki mekanizmaların kurulması.
  • Temel hak ve özgürlüklerin darbe korkusundan uzak, güvence altına alınması.
  • Vatandaşların anayasaya olan güven ve aidiyet duygusunun yükseltilmesi.

Etkinlik, darbe karşıtı kolektif bilincin tıpkı bir sivil direniş gibi canlı tutulması gerektiği mesajıyla sona erdi. Katılımcılar, hazırlanan projenin Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda bir dönüm noktası oluşturabileceğini belirtti.