Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Ağrı ve Kars illerinde yayılım gösteren salgın nedeniyle şap hastalığı tedbirleri üst seviyeye çıkarıldı. Virüsün yayılmasını engellemek amacıyla hayvan pazarları kapatılırken, Ağrı İl Hayvan Borsası'nın kapalı kalma süresi uzatıldı. Sektörü ve canlı hayvan varlığını korumak adına 1 Eylül tarihinden itibaren yürütülen çalışmalar bünyesinde Ağrı genelinde toplam 111 bin 782 hayvan aşılandı.
Şap Hastalığının Belirtileri ve Ekonomik Etkileri
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde ciddi ekonomik kayıplara yol açabilen salgın, süt üretiminde belirgin düşüşe ve özellikle genç hayvanlarda ölümlere sebebiyet veriyor. Hastalığın klinik tablosu hakkında bilgi veren Fatro & Güneşli Hayvan Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Veteriner Hekim Ümit Cem Aksoy, yüksek ateş, genel durum bozukluğu, ağız içinde lezyonlar ve veziküller ile aşırı salya akıntısının en belirgin semptomlar arasında yer aldığını kaydetti. Ayrıca ayak ve meme bölgelerindeki lezyonlar ile yem tüketimindeki azalmanın da hastalığın işareti olduğu belirtildi.
Çiftliklerde Şap Hastalığı Tedbirleri ve Biyogüvenlik
Bulaşıcı virüsle mücadelede biyogüvenlik önlemlerinin kritik bir rol oynadığını ifade eden Veteriner Hekim Ümit Cem Aksoy, temel yaklaşımın virüsün tesise girişini, ahır içinde yayılmasını ve diğer işletmelere taşınmasını engellemek olduğunu söyledi. Bulaşmanın yalnızca hasta hayvanlarla doğrudan temas sonucu gerçekleşmediğine dikkat çeken Aksoy; araçlar, kıyafetler, çizmeler, ekipmanlar ve nakil araçları ile hava yolu üzerinden de taşınabileceğini aktardı. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü standartlarına değinen Aksoy, mücadelenin temelinde ayırma, temizlik ve dezenfeksiyon ilkelerinin bulunduğunu vurguladı.
İşletmelerde uygulanması gereken hayati tedbirler şu şekilde sıralandı:
- İşletme giriş ve çıkışlarının kontrollü yapılması, araçların yıkanıp dezenfekte edilmesi,
- Bulaşmayı önlemek amacıyla hasta ve şüpheli hayvanların derhal ayrılması,
- Personel ve ekipmanların ahır bölümlerine göre ayrıştırılması,
- Ahır, sağım alanları ve kullanılan malzemelerin düzenli dezenfeksiyonu,
- Hayvan alım ve satım işlemlerinin durdurularak işletmeye yeni giren hayvanların karantinaya alınması,
- Ortak mera ile otlatma alanlarının kullanımından kaçınılması,
- Aşı programlarının aksatılmadan titizlikle yürütülmesi,
- Saha çalışanları, veteriner hekimler ve teknik ekiplerin biyogüvenlik prosedürlerine tam uyması,
- Yem, altlık ve gübre materyallerinin veteriner hekim kontrolünde tutulması.
Erken Bildirim ve Yanlış Uygulamalardan Kaçınma
Erken bildirimin hastalığın yayılmasını önlemedeki önemine işaret eden Aksoy, yetiştiricilerin şüpheli vakalarla karşılaştıklarında laboratuvar sonuçlarını beklemeden yetkili makamlara bilgi vermesi gerektiğini ifade etti. Şüpheli hayvanların kesinlikle satılmaması veya nakledilmemesi gerektiği hatırlatıldı. Ayrıca bu hayvanlardan elde edilen sütlerin satılmaması, diğer sütlerle karıştırılmaması ve işletme dışına kontrolsüz materyal çıkarılmaması gerektiği vurgulandı.
Teşhis ve müdahale sürecinde bilinçsiz uygulamaların zararlarına değinen Aksoy, resmî veteriner hekim incelemesinden önce gelişigüzel aşılama veya dezenfeksiyon yapılmaması uyarısında bulundu. Numune alma, dezenfeksiyon ve aşılama sırasının resmî yönlendirmelere göre yapılması gerektiğini belirten uzmanlar, henüz belirti göstermeyen temaslı hayvanların da enfeksiyon riski taşıyabileceğini bildirerek sürü genelinde hareket kısıtlamalarına tam uyulmasını istedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.