Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yıl dönümü kapsamında kültür ve sanat dünyasına yönelik uluslararası desteklerini yeni bir projeyle sürdürüyor. Holding, dünyanın en prestijli kültür kurumlarından biri olan Londra'daki Victoria and Albert Müzesi (V&A) ile kapsamlı bir iş birliği başlattı. Bu ortaklık doğrultusunda, İstanbul'un binlerce yıllık tarihine ve kültürel katmanlarına odaklanan özel bir sergi sanatseverlerle buluşacak.

Konstantinopolis’ten İstanbul’a Yolculuk

“Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk” ismiyle hazırlanan sergi, 7 Kasım 2026 tarihinde kapılarını açacak. 9 Mayıs 2027 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan etkinlik, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yapmış olan İstanbul'un 1600 yıllık üretim ve estetik mirasını mercek altına alıyor. M.S. 330 ile 1922 yılları arasını kapsayan dönem, sanat, tasarım ve mimari perspektifinden ele alınacak.

Önemli Eserler Londra'ya Taşınıyor

Sergide yer alacak 200'den fazla eserin büyük bir bölümü, Türkiye'deki çeşitli kurumların koleksiyonlarından ödünç alındı. Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve Ayasofya Tarihi Müzesi gibi önemli merkezlerin yanı sıra, Vehbi Koç Vakfı bünyesindeki Sadberk Hanım Müzesi ve Yapı Kredi Koleksiyonu’ndan seçilen parçalar da sergilenecek. Bu eserler arasında 19. yüzyıla ait Osmanlı kadın kıyafetleri ve hat sanatı örnekleri dikkat çekiyor. Ayrıca, Osman Hamdi Bey’in ünlü “Gezintide Kadınlar” tablosu da serginin en çok ilgi çeken parçalarından biri olacak.

Uluslararası İş Birliği ve Kültürel Miras

Proje, V&A Kıdemli Küratörü Tim Stanley ve Proje Küratörü Bella Radenovic tarafından titizlikle hazırlandı. Küratörler, serginin ziyaretçileri Hipodrom'dan Galata Kulesi'ne uzanan tarihi bir atmosferde zaman yolculuğuna çıkaracağını belirtiyor. Birleşik Krallık’ta bu denli geniş kapsamlı bir İstanbul sergisinin daha önce gerçekleştirilmediği ifade ediliyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koordinasyonunda düzenlenen etkinlik, aynı zamanda British Museum ve Venedik San Marco Hazinesi gibi dünya çapındaki kurumların koleksiyonlarından gelen parçaları da içeriyor. Birçoğu İngiltere’de ilk kez sergilenecek olan bu eserler, İstanbul'un evrensel sanat tarihindeki konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.