Türkiye genelinde posta kolisi ve kargo gönderileri hacmi, 2026 yılının ilk yarısında istikrarlı bir büyüme sergiledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, kargo gönderileri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5 oranında artış göstererek 728 milyon seviyesini aştı.

Lojistik Sektöründe Yüksek Kurumsal Talep

Gerçekleşen gönderilerin büyük bir kısmının kurumsal işlemlerden oluştuğu dikkat çekiyor. Verilere göre toplam gönderi hacminin yaklaşık yüzde 96'sı kurumsal firmalar ve kurumlar tarafından gerçekleştirildi. Bireysel kullanımlardan ziyade ticari akışın sektörün ana dinamiğini oluşturduğu gözlemleniyor.

Taşımacılık ağındaki yoğunluğun büyük bölümü şehirler arası lojistik faaliyetlerden kaynaklanıyor. İstatistikler, toplam kargo trafiğinin yüzde 83'ünden fazlasının iller arası gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Bu durum, Türkiye'nin iç ticaret ağının canlılığını ve lojistik altyapısının yaygın kullanımını gözler önüne seriyor.

Hızlı Teslimat Oranları Yüzde 88 Seviyesinde

Lojistik sektöründe en önemli kriterlerden biri olan teslimat hızı konusunda da veriler olumlu bir tablo çiziyor. Gönderilerin yaklaşık yüzde 88'lik kısmı, kabul edildiği gün dahil olmak üzere en geç iki iş günü içerisinde alıcılarına ulaştırılıyor. Modern dağıtım merkezleri ve optimize edilmiş rotalar, teslimat sürelerinin kısalmasında etkili oluyor.

Ülke genelindeki posta ve kargo hizmet ağı, vatandaşların gündelik ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra ticaretin aksamaması adına stratejik bir görev üstleniyor. Bakanlık, mevcut hizmet ağının Türkiye genelinde genişlemeye ve verimliliğini artırmaya devam edeceğini belirtiyor.

Sektördeki bu büyüme eğilimi, e-ticaretin yaygınlaşması ve dijitalleşen ekonomik yapıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Vatandaşların ve işletmelerin gönderi süreçlerine yönelik taleplerinin artmasıyla birlikte, lojistik şirketleri de altyapı yatırımlarını sürdürüyor. Gelişen teknolojiyle birlikte, gönderi takibinden teslimat anına kadar tüm aşamalar dijital sistemler üzerinden daha şeffaf bir şekilde yönetiliyor.

Özetle, kargo ve posta hizmetlerindeki bu yukarı yönlü ivme, Türkiye'nin ekonomik hareketliliğinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde de lojistik ağının daha geniş bir coğrafyada daha hızlı hizmet vermesi hedefleniyor.