Emeklilikte adalet beklentisiyle faaliyet gösteren Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER), kademeli emeklilik düzenlemesinin yasalaşması ve mevcut mağduriyetlerin son bulması talebiyle başkent Ankara'nın Ulus semtinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte, emeklilik sisteminde ortaya çıkan eşitsizliklere vurgu yapılarak yetkililere acil çözüm çağrısında bulunuldu.
Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği eylemde, emeklilik sistemi ve fon yönetimi üzerine çeşitli başlıklar öne çıktı. Vatandaşlar, "Fonlara kaynak var, kademeye mi yok?" şeklinde sloganlar atarak taleplerini dile getirdi. Eylemde ayrıca, toplumsal dayanışmayı vurgulayan "Bugün bana, yarın sana" ifadeleri dikkat çekti.
Kademeli emeklilik talebi ve adalet arayışı
Grup adına basın açıklamasını okuyan Genel Başkan Mihriban Uğurlu, emekçilerin yürüttüğü bu hak arayışının bir lütuf değil, bir adalet ihtiyacı olduğunu belirterek şunları ifade etti: "Ankara yalnızca kararların alındığı yer değildir. Biz bugün Türkiye'nin dört bir yanından adalet talebimizi duyurmak için buradayız. 4,5 milyon emekçinin emeği ve yıllardır beklenen bir adalet talebi var. İstediğimiz hiçbir şey bir lütuf değildir."
Uğurlu, kimseden sadaka veya ayrıcalık beklemediklerini, sadece çalışma hayatında ayrıştırılan emekçilerin haklarının teslim edilmesini istediklerini vurguladı. Özellikle sigorta girişleri ve prim ödeme süreçlerinde yaşanan adaletsizliklere değinen Uğurlu, "Aynı çalışma hayatında yer alan, aynı primleri ödeyen insanlar sistem içerisinde ayrıştırılıyor. Yaşanan bu yaş uçurumunun kademeli bir modelle giderilmesi temel amacımızdır" şeklinde konuştu.
Tarih farkı mağduriyet yaratıyor
Emeklilik sistemindeki tarihsel farklılıkların milyonlarca çalışan açısından ciddi mağduriyetler oluşturduğuna dikkat çeken Uğurlu, açıklamasına şu sözlerle devam etti: "1999 yılı, milyonlarca insanın emeklilik hakkı açısından bir kırılma noktası oldu. Bir gün farkla emeklilik hakkına kavuşanlar ile 17-20 yıl daha çalışmak zorunda bırakılanlar arasındaki uçurum vicdanları yaralıyor. Daha fazla prim ödeyenin, daha uzun süre beklediği bir sistem adaleti temsil edemez. Bir mağduriyeti giderirken başka bir mağduriyeti kalıcı kılmak adaletin neresindedir?"
Uğurlu, EYT düzenlemesiyle emeklilik hakkına kavuşanların durumunu küçümsemediklerini, ancak aynı çalışma dönemindeki diğer emekçilerin dışarıda bırakılmasına itiraz ettiklerini belirtti. Emekçilerin yaşadığı bu hak arayışının karşılık bulmasını beklediklerini yineleyerek, neden 17-20 yıl daha beklemek zorunda olduklarını sordu.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.