İzmir'in Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin üzerinden 6 yıl geçti. Toplam 117 kişinin yaşamını yitirdiği afet sonrası, bölgedeki yapı stokunun yenilenmesi ve vatandaşların güvenli konutlara geçişi için geniş kapsamlı çalışmalar başlatıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte, yıkılan binaların yerine modern standartlarda yeni yapılar inşa edildi. Depremden en çok etkilenen yerleşim birimlerinden biri olan Bayraklı'da, zemin etüt çalışmaları titizlikle gerçekleştirildi. Yapılan analizler neticesinde güvenli yapılaşmaya uygun alanlar belirlenerek bu bölgeler rezerv yapı alanı olarak tescil edildi.

Kentsel dönüşüm ile 5 bin 592 bağımsız bölüm yapıldı

TOKİ ve Emlak Konut GYO iş birliğiyle sürdürülen projeler kapsamında Bayraklı'nın yanı sıra Osmangazi ve Mansuroğlu mahallelerinde 5 bin 592 bağımsız bölüm tamamlanarak kullanıma sunuldu. Bölgedeki yapılaşma süreci devam ederken, 995 bağımsız bölümün inşaat çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin yıl dönümü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, kentsel dönüşümün önemine vurgu yaptı. Kurum, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, afet konutlarının hızla inşa edildiğini ve vatandaşların daha güvenli yuvalarına kavuştuğunu belirtti. Bakanlık olarak İzmir'i tüm olası afetlere karşı daha dirençli hale getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Vatandaşlar yeni konutlardan memnun

Yeni inşa edilen konutlara yerleşen hak sahipleri, süreçten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Devletin sürece dahil olmasının kendileri için büyük bir güvence oluşturduğunu belirten vatandaşlar, evlerinin sağlamlığı konusunda içlerinin rahat olduğunu vurguladı.

Yeni yaşam alanlarına geçen sakinler, deprem sonrasında oluşan endişeli bekleyişin yerini güvenli bir ortama bıraktığını ifade etti. Bölgedeki inşaat süreçlerini yakından takip eden bazı hak sahipleri, yapı güvenliğinin yanı sıra çevresel düzenlemelerin de ihtiyaçları karşılayacak şekilde planlandığını dile getirdi. Uzmanlar ise özellikle zemin etütlerine uygun olarak gerçekleştirilen temellerin, bölgenin depremselliği açısından kritik bir adım olduğunu kaydetti.