İzmir'de tasarım kültürünü geliştirmek ve tasarımcılar ile üreticileri bir araya getirmek amacıyla düzenlenen İyi Tasarım İzmir, 11. kez kapılarını ziyaretçilerine açtı. Tarihi Bıçakçı Han'da gerçekleşen açılış programıyla başlayan etkinlik, 30 Ekim tarihine kadar kent genelindeki çeşitli noktalarda düzenlenecek atölye, sergi, panel ve söyleşilerle devam edecek.

Tasarımda Yeni Ölçütler Tartışılıyor

Bu yıl “İyi Tasarım?” temasıyla gerçekleştirilen organizasyon, tasarımın değerini, uygulama alanlarını ve kullanıcı memnuniyeti üzerindeki etkilerini sorgulamayı hedefliyor. Etkinlik programı kapsamında 24 atölye çalışması, 9 sergi ve 13 farklı panel ve söyleşi ile tasarımın güncel durumu ele alınıyor. Uzmanlar, tasarım süreçlerinde üreticilerin, üniversitelerin ve kamu kurumlarının iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.

Açılış konuşmasında İzmir’in tasarım birikimi açısından önemli bir merkez olduğunu vurgulayan yetkililer, tasarım kültürünün sürdürülebilirliği ve dayanışmanın artırılması konularının üzerinde durdu. Özellikle kamu hizmetleri ve kullanıcı odaklı tasarım yaklaşımlarının, toplumun ihtiyaçlarına göre nasıl şekillenmesi gerektiği etkinlik boyunca farklı panellerde değerlendirilecek.

Yapay Zeka Sanatla Buluşuyor

Etkinliğin öne çıkan bölümlerinden biri, görsel sanatçı ve yapay zeka direktörü Can Büyükberber'in gerçekleştirdiği sunum oldu. Yapay zekanın sanat ve teknoloji dünyasındaki yeri, yaratıcı süreçlere etkisi ve sunduğu imkanların ele alındığı oturumda, dijital dönüşümün tasarım üzerindeki dönüştürücü gücü tartışıldı. Uzmanlar, yapay zekayı bir tehdit olarak görmekten ziyade, yaratıcı araçları zenginleştiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmenin önemine vurgu yaptı.

Çeşitli Mekanlarda Tasarım Deneyimi

Program süresince tasarım tutkunları Tarihi Bıçakçı Han’ın yanı sıra Akın Pasajı, İzmir Doğal Yaşam Parkı, İtalyan Kültür Merkezi gibi farklı lokasyonlarda bir araya gelecek. “Kötü Tasarımlar Müzesi” ve “İyi Tasarım Mahkemesi” gibi sıra dışı başlıkların yer aldığı etkinliklerde, katılımcıların tasarımın tanımına dair farklı bakış açıları geliştirmeleri bekleniyor. Üç hafta sürecek program, tasarımcılar ve kent sakinleri arasında etkileşimi güçlendirerek, İzmir'in tasarım vizyonuna katkı sağlamayı amaçlıyor.