İstanbul Barosu başkan adayı Korkut Kanadoğlu, hukuk mesleğinin geleceğini şekillendirecek yapay zeka teknolojileri için kapsamlı bir yol haritası belirledi. Kanadoğlu, teknolojinin avukatlık mesleğini yok etmeyeceğini aksine doğru stratejilerle savunma hakkını güçlendirecek bir paydaş haline geleceğini ifade etti.
Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan rehberleri temel alan Kanadoğlu, baro bünyesinde teknolojik dönüşümü destekleyecek altı maddelik somut bir program hazırladı. Bu program, genç avukatların teknolojiye uyum sağlamasını, güvenli altyapı erişimini ve mesleki bağımsızlığın korunmasını merkezine alıyor.
Yapay zeka ile hukukta dijital dönüşüm
Kanadoğlu'nun açıklamalarına göre, teknoloji kullanımı konusunda hazırlıksız yakalanan hukukçular önemli risklerle karşı karşıya kalabilir. Özellikle hatalı içtihat üretimi, müvekkil mahremiyetinin ihlali ve teknoloji şirketlerine olan bağımlılık gibi tehlikeler, mesleğin etik ilkeleriyle korunmalıdır. Bu kapsamda, savunma makamının denetim yetkisinin korunması en önemli önceliklerden biri olarak öne çıkıyor.
Sunulan programda öne çıkan temel hedefler şunlardır:
- Stajyer ve genç meslektaşlara yönelik kapsamlı ve ücretsiz yapay zeka eğitimleri verilmesi.
- Müvekkil sırrı güvenliğini sağlayan dijital araçlara baro üzerinden ekonomik erişim sağlanması.
- Karar analizi ve içtihat taraması yapan, yerli yazılım destekli bir altyapının kurulması.
- Hukuki hizmet veren ruhsatsız platformlara karşı meslek tekelinin korunması.
- Yargı sistemindeki yapay zeka uygulamalarının savunma denetimine açık hale getirilmesi.
Savunma güvencesi ve mesleki bağımsızlık
Dijitalleşme sürecinde adalete erişim, yalnızca otomatik dilekçe üretmekten ibaret görülemez. Kanadoğlu, adaletin tecellisi için somut olayların özelliklerinin değerlendirilmesinin avukatlar tarafından yapılması gerektiğini vurguluyor. Teknolojinin avukatın yerini alması değil, avukatın iş yükünü hafifleterek hak arama özgürlüğünü güçlendirmesi hedefleniyor.
Avrupa'daki baroların bu alandaki rehberlerini ve sözleşme modellerini inceleyen ekip, Türkiye'de de benzer standartların yerleşmesini hedefliyor. Seçilmesi durumunda teknoloji sağlayıcısı şirketlere akreditasyon zorunluluğu getirileceği belirtiliyor. Kanadoğlu, bu gelişmelere sırtını dönen bir baro anlayışı yerine, teknolojiyi hak ve özgürlükler lehine yöneten bir yönetim vaat ediyor.
İstanbul Barosu seçimleri 25 Ekim 2026 tarihinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Yaklaşık 68 bin avukatın sandık başına gideceği seçimlerde, bu teknolojik vizyonun meslektaşlar tarafından nasıl karşılık bulacağı merak ediliyor.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.