Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve tarihî alanların akşam saatlerinde de ziyarete açık olmasını sağlayan gece müzeciliği uygulaması, turizm sezonunda büyük ilgi görüyor. Bakanlık tarafından paylaşılan güncel verilere göre, 15 Ekim tarihi itibarıyla toplam ziyaretçi sayısı 1 milyon 326 bin 590 seviyesine ulaştı. Bu veri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ziyaretçi sayısında yüzde 32 oranında önemli bir artış yaşandığını ortaya koydu.

Tarihî ve kültürel mirasın, gün batımından sonra özel ışıklandırmalar ve farklı bir atmosferle ziyaretçilerle buluşturulması, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Bakanlık yetkilileri, müzelerin ve ören yerlerinin sadece gündüz değil, yaşayan birer mekân olarak gece de aktif kullanımı sayesinde kültürel değerlerin daha geniş kitlelere ulaştırılmasının hedeflendiğini vurguluyor.

En çok ziyaret edilen noktalar

Gece müzeciliği kapsamında yıl boyunca en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşan merkezler arasında Efes Ören Yeri 501 bin 811 kişiyle ilk sırada yer alıyor. Efes'i 277 bin 557 ziyaretçi ile Galata Kulesi takip ederken, Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri ise 190 bin 910 kişi tarafından ziyaret edildi. Listenin devamında Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi 62 bin 71, Didim Ören Yeri 60 bin 884 ve Marmaris Müzesi 50 bin 53 ziyaretçi sayısıyla öne çıktı.

Uygulamanın kapsamı ve sürekliliği konusunda da çeşitli düzenlemeler bulunuyor. Göreme Ören Yeri'ndeki gece müzeciliği faaliyetlerinin 31 Ekim tarihine kadar devam edeceği duyuruldu. Öte yandan, İstanbul'un simgelerinden biri olan Galata Kulesi'nde uygulamanın yıl boyunca sürdürülmesine karar verildi. Bakanlık, müze ve ören yerlerinin daha fazla ziyaretçiyle buluşması adına yürüttüğü çalışmaları önümüzdeki dönemde de çeşitlendirerek devam ettirmeyi planlıyor.

Kültürel varlıkların korunması ve tanıtılması süreçlerinde teknolojinin ve gece ışıklandırmasının sağladığı imkânlardan verimli bir şekilde faydalanılıyor. Ziyaretçilerin tarihî dokuyu farklı bir zaman diliminde deneyimlemesi, müze yönetimi açısından da stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Bakanlığın verileri, özellikle yoğun sezonlarda müzelerin yaşayan mekânlar olarak konumlandırılmasının turizm verilerine olumlu yansıdığını gösteriyor.