Folkart, 2026 yılı için Color Research & Consultancy Araştırma ve Danışmanlık şirketine İzmir genelinde yaptırdığı Marka Algı Araştırması ile kentteki güçlü konumunu tescilledi. Çalışma, markanın bilinirlik, güven ve tercih edilme oranları açısından rakiplerine kıyasla önemli bir üstünlük sağladığını ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre Folkart, yüzde 96,3 bilinirlik ve yüzde 95,9 güven oranına ulaşarak dikkat çekici bir başarı sergiledi.

Folkart İzmir Genelinde Liderliğini Korudu

Kentteki marka algısını ölçümlemek üzere gerçekleştirilen kapsamlı araştırmada Folkart, bilinirlik ve güven başlıklarında rakiplerinin çok üzerinde bir performans gösterdi. Yüzde 96,3’lük bilinirlik oranıyla ilk sırada yer alan şirketi, yüzde 26,7’lik oranla en yakın rakibi takip etti. Bu sonuçla birlikte iki marka arasında 69,6 puanlık bir mesafe oluştu.

Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, araştırma sonuçlarının şirketin yıllar içinde inşa ettiği marka değerinin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Sancak, "Folkart olarak sadece yapılar üretmiyoruz; verdiğimiz söz, kalite ve insanlara yaşattığımız deneyimle güven inşa ediyoruz. Ulaştığımız bilinirlik ve itibar düzeyi, yıllardır süren emeğin karşılığıdır. İzmir’e değer katmaya ve bize duyulan güveni güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Güven ve Tercih Oranlarında Büyük Fark

Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri güven alanında elde edildi. Katılımcıların yüzde 95,9’u Folkart’ı güvenilir bir marka olarak tanımlarken, en yakın rakibin güven oranı yüzde 25,8 seviyesinde kaldı. Böylece Folkart, güven kategorisinde rakibinin 70,1 puan önüne geçti. Yüksek bilinirlik ve güvenin tercih eğilimlerine de yansıdığı görülen araştırmada, katılımcıların yüzde 94,1’i Folkart’ı tercih edeceğini belirtti.

Kent Gelişimine Katkı Algısı

Araştırma sonuçları, Folkart’ın İzmir ile kurduğu güçlü bağın vatandaşlar tarafından da takdir edildiğini gösterdi. Ankete katılanların yüzde 95,6’sı, Folkart’ın kente katkı sağladığı yönünde görüş bildirdi. Bu katkı payı; mimari estetik, kentsel dönüşüm, ekonomik hareketlilik, prestij, sosyal yaşam ve sağlanan istihdam olanakları gibi çeşitli başlıklarla ilişkilendirildi. Şirket, bu veriler ışığında İzmir'deki faaliyetlerini daha geniş bir perspektifle sürdürmeyi hedefliyor.