Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Yakup Küçükkale'nin paylaştığı bir fotoğraf, üniversitelerde derse devam sorununu eğitim gündeminin merkezine taşıdı. Akademik yılın ilk haftasında sabah saat 08.00'deki dersine giren Küçükkale, sınıfın tamamen boş olması üzerine yaşadığı durumu sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaştı. Kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşan bu görsel, öğrenciler ve akademisyenler arasında yoğun bir tartışma başlattı.

Akademik yılın başında katılım krizleri

Küçükkale, erken saatte dersi için üniversiteye geldiğini ancak sınıfta hiçbir öğrenciyle karşılaşmadığını belirtti. Akademik takvimin henüz başında olunmasına rağmen yaşanan bu düşük katılım, tek bir bölüme özgü değil. Profesör, öğrencilerin dönem başlarında "ilk hafta ders işlenmez" algısıyla hareket etmesinin süreci olumsuz etkilediğini vurguladı. Mevcut derslerindeki yoklama oranlarının yüzde 25'lerde seyretmesi, yükseköğretimdeki devamlılık meselesinin boyutlarını gözler önüne seriyor.

Vize sınavları sonrası devamlılık azalıyor

Derslere katılım noktasındaki en büyük kırılmalardan biri vize sınavları sonrasında yaşanıyor. Akademisyenlerin gözlemlerine göre, sınav dönemlerini tamamlayan öğrenciler derslere karşı motivasyon kaybı yaşıyor ve devamsızlık oranları ciddi bir artış eğilimine giriyor. Bu durum sadece akademik yılın ilk haftalarıyla sınırlı kalmayıp, tüm döneme yayılan bir istikrarsızlığa işaret ediyor.

Eğitim anlayışı ve teknoloji değişimi

Düşük katılımlı derslerin temel nedenleri arasında öğrenci profilindeki değişim ve dijitalleşme süreçleri gösteriliyor. Küçükkale, üniversiteye gelen öğrencilerin akademik hazırlık düzeylerindeki farklılıkların eğitim kalitesine etki ettiğini ifade ediyor. Ayrıca yapay zeka araçlarının bilgiye erişimi kolaylaştırması, öğrencilerin geleneksel sınıf ortamı yerine dijital öğrenme yöntemlerini tercih etmelerine yol açıyor. Bazı öğrenciler teorik bilgiyi doğrudan sınıf içi etkileşimle almak yerine yapay zeka destekli platformlardan edinmeyi daha verimli bulabiliyor.

Sosyal medya platformlarında konuyla ilgili yapılan yorumlar ise oldukça çeşitli. Bir kesim öğrencilerin derse gelmemesini akademik disiplin eksikliği olarak değerlendirirken, diğer bir grup üniversitelerin ders işleyiş biçimlerinin, devam zorunluluğu uygulamalarının ve ders saatlerinin günümüz öğrenci gerçeklerine göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunuyor. Bu tartışmalar, yükseköğretimde yeni nesil öğrenme alışkanlıklarının nasıl karşılanması gerektiği sorusunu yanıt bekleyen bir sorun olarak güncel tutuyor.