Üsküdar Üniversitesi bünyesinde düzenlenen önemli bir konferansta öğrencilerle bir araya gelen Adli Kimya ve Adli Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Kızıl, gençlerin karşı karşıya olduğu bağımlılık riskleri konusunda kritik uyarılarda bulundu. Uzman isim, özellikle akran baskısı ve yanlış inanışların madde kullanımına giden yolda temel tetikleyiciler olduğunu belirtti. Kişilerin bir defalık denemelerin zararsız olacağı yanılgısına düşmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Kızıl, bağımlılığın yalnızca maddelerle sınırlı olmadığını; tütün, alkol, teknoloji ve kumar gibi farklı alanlarda da ciddi bir irade kaybı yaşanabileceğini ifade etti. Bağımlılığı, bir nesneye veya davranışa karşı duyulan önlenemez bir istek olarak tanımlayan uzman, bireyin yaşam kalitesini doğrudan düşüren bu sürecin kontrol altına alınması gerektiğini hatırlattı. Sınav dönemlerinde odaklanma veya başarı artırma bahanesiyle reçetesiz ilaç kullanımından kaçınılması gerektiği de vurgulandı.

Elektronik Sigara ve Güncel Riskler

Günümüzde yaygınlaşan elektronik sigara tüketimine özel bir parantez açan Doç. Dr. Kızıl, bu cihazların daha sağlıklı olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Cihaz içeriklerine yasa dışı maddelerin kolaylıkla eklenebildiğine dikkat çeken uzman, kaynağı belirsiz ürünlerin ciddi zehirlenmelere yol açabileceğini belirtti. Arkadaş ortamında sunulan ürünlerin içeriklerinin bilinmediği durumlarda, merak duygusuna yenik düşmenin büyük bir risk teşkil ettiği açıklandı.

Reddetme Becerisinin Önemi

Konferansın dikkat çeken bölümlerinden birinde, öğrencilere yönelik 'hayır' diyebilme becerisinin hayati önemi üzerinde duruldu. Bir kereden bir şey olmaz düşüncesinin tehlikeli bir tuzak olduğunu belirten uzman, bu tür yaklaşımların bağımlılık sürecinin ilk ve en kritik basamağını oluşturduğunu kaydetti. İstediği zaman bırakabileceğini düşünen bireylerin genellikle profesyonel destek almadan bu bağımlılıktan kurtulamadığına işaret edildi.

Türkiye'nin coğrafi konumu sebebiyle uyuşturucu trafiğinin merkezinde yer aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Kızıl, gençlerin bu küresel tehdit karşısında daha bilinçli bir duruş sergilemesinin toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Eğlence ortamlarında tanımadıkları kişilerden gelen ikramlara karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatan uzman, bireysel farkındalığın artırılmasının mücadeledeki en güçlü silah olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.