Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin ev sahipliğini üstlendiği COP31 zirvesine ilişkin vizyonunu paylaşan Kurum, sürecin sadece teorik tartışmalardan ibaret kalmayacağını, somut icraatların ön plana çıkacağını vurguladı.

Kurum, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki kararlılığını deprem bölgesinde inşa edilen sürdürülebilir konut projeleri üzerinden örneklendirdi. Enerji verimliliği yüksek ve iklim dirençli bu yapıların, COP31'de benimsenen yaklaşımın bir yansıması olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, küresel ölçekte artık istişare süreçlerinin geride bırakılması gerektiğini belirterek, dünyanın netice odaklı somut adımlar beklediğinin altını çizdi.

COP31 için 6 Ana Hedef Belirlendi

Zirve kapsamında 2035 yılına kadar ulaşılması hedeflenen 6 temel başlık kamuoyuyla paylaşıldı. Bu hedefler arasında küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35 seviyesine taşınması, atık üretiminin yarı yarıya azaltılması ve bina sektöründeki enerji yoğunluğunun yüzde 25 oranında düşürülmesi yer alıyor. Ayrıca döngüsel malzeme kullanımının artırılması, iklim farkındalığının yaygınlaştırılması ve iklim uygulama köprülerinin kurulması da gündemin öncelikli maddeleri arasında bulunuyor.

Söz konusu hedeflerin başarıyla uygulanması durumunda, küresel emisyon oranlarında yüzde 20 oranında bir azalma sağlanabileceği öngörülüyor. Bakan Kurum, bu dönüşümün sadece enerji sektörüyle sınırlı kalmayacağını; sanayi üretimi, istihdam stratejileri ve sosyal politikaların da bu sürece entegre edilmesi gerektiğini belirtti.

Finansman ve Teknoloji Paylaşımı Şart

İklim politikalarında ülkelerin ekonomik kapasitelerinin gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kurum, adil bir geçiş için tek tip çözümler yerine farklı ülkelerin koşullarına uygun özgün modeller geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Finans kuruluşlarıyla yapılan temaslarda, ülkelerin iklim hedeflerini hayata geçirebilmeleri için finansman desteğinin ve teknoloji transferinin vazgeçilmez bir unsur olduğu vurgulandı.

Türkiye'nin başkanlığında 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek olan COP31, küresel iklim eylemi adına bir dönüm noktası olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler çatısı altında 196 ülkenin oy birliğiyle belirlenen bu zirve, çevre krizine karşı çözüm odaklı küresel iş birliğinin merkezi haline gelmeyi hedefliyor.