Antalya'nın Kumluca ilçesi sınırlarında yer alan Adrasan açıklarında gerçekleştirilen sualtı kazı çalışmaları, antik dönemin ticari ve sosyal yaşamına dair önemli veriler sunuyor. Deniz yüzeyinin yaklaşık 42 ila 55 metre altında yürütülen operasyonlarda, yaklaşık 2 bin 100 yıl önce battığı tespit edilen bir ticari gemiye ulaşıldı.

Gemi batığında yürütülen titiz çalışmalar sonucunda, dönemin günlük yaşamında kullanılan binlerce seramik eser gün yüzüne çıkarıldı. Bulunan eserlerin, antik Akdeniz ticaret ağlarının işleyişini ve dönemin sofra kültürünü yansıtan nadir örnekler arasında olduğu belirtiliyor.

Antik Dünyanın Lüks Sofra Kültürü

Yapılan incelemelerde, batıkta toplam 122 farklı form ve boyutta seramik ürün tespit edildi. Koleksiyonun ana parçasını Antakya kökenli olduğu düşünülen kâseler, tabaklar ve tepsiler oluşturuyor. Uzmanlar, bu seramiklerin dönemin lüks sofra kültürünün bir parçası olduğunu ve sadece yerel değil, geniş bir coğrafyada talep gördüğünü ifade ediyor.

Eserlerin, antik ismi Rhosus olan Hatay'ın Arsuz bölgesinde üretildiği tahmin ediliyor. Bu seramiklerin sadece bölge halkı tarafından değil, dönemin önde gelen devlet adamları ve elit kesimi tarafından da tercih edildiği, tarihsel kayıtlara yansıyan bilgilerle de doğrulanıyor.

Ticaretin İzleri ve Koruma Yöntemleri

Batıkta ele geçirilen seramiklerin binlerce yıl boyunca zarar görmeden korunması, arkeologlar için büyük bir şans olarak değerlendiriliyor. Eserlerin taşıma sırasında ahşap sandıklara yerleştirilirken aralarına yerleştirilen kil tabakası, geminin batması sırasında kırılmalarını büyük ölçüde engelledi. Bu yöntem, antik dönemdeki lojistik ve koruma disiplinine dair önemli bir kanıt sunuyor.

Geminin, MÖ 1. yüzyılın ortalarında ticaret rotasında ilerlerken fırtınaya yakalanarak battığı tahmin ediliyor. Batıkta bulunan sikkeler, geminin Antakya, Ege ve İtalya kıyıları arasında yoğun bir ticaret trafiğine sahip olduğunu kanıtlıyor. Robotik teknolojilerin de destek verdiği kazı çalışmaları, bölgedeki sualtı arkeolojisi açısından yeni keşiflere kapı aralamaya devam ediyor.

Elde edilen bulgular, Anadolu topraklarının geçmişte Akdeniz ticaretindeki stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kazılardan çıkarılan eserler, gerekli restorasyon süreçlerinin ardından sergilenmek üzere müzelere kazandırılacak.