Çanakkale Bienali, 10. edisyonuyla sanat dünyasında yerini almaya hazırlanıyor. 10 Ekim ile 20 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek etkinlik, dokuz farklı ülkeden 60'ın üzerinde sanatçıyı bir araya getiriyor. Metcezir başlığını taşıyan bu geniş kapsamlı program, Çanakkale merkezinden Troya'ya, Ayvacık'tan Assos ve Küçükkuyu'ya uzanan 15 farklı lokasyonda sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Sanatın Dönüştürücü Gücü ve Hafıza

2006 yılında temelleri atılan ve iki yıl arayla düzenlenen bienal, 20 yıllık köklü bir geçmişi temsil ediyor. Bu yılki tema olan Metcezir, suyun hareketi üzerinden hafıza ve coğrafya kavramlarını irdeliyor. Fiziksel bir doğa olayının ötesine geçen bu kavram, değişen zamanın sanat aracılığıyla nasıl kayıt altına alındığını gözler önüne seriyor. Katılımcılar, su ve toprak üzerinden kurulan çağdaş sanat pratikleriyle hafızanın izini sürüyor.

Kentin Dokusuna İşlenen Sanat Mekânları

Bienal, sergilerini kentin günlük yaşamına entegre ederek alışılagelmiş galeri anlayışını kırıyor. Tarihi palamut depolarından dönüştürülen MAHAL ve DemirHAN gibi alanlar, organizasyonun merkez üssü haline geliyor. Bununla birlikte Troya Müzesi ve Korfmann Kütüphanesi gibi arkeolojik değeri yüksek yapılar, sanat eserleriyle buluşarak geçmiş ve bugün arasında köprü kuruyor. Balıkhane ise denizle olan kültürel bağları temsil eden özel bir seçkiye ev sahipliği yapıyor.

Yerel ve Uluslararası İş Birlikleri

Etkinlik, güçlü bir destek ağıyla organize ediliyor. Kale Grubu, Dardanel ve Çanakkale Belediyesi gibi paydaşların yanı sıra; Institut français de Turquie, Goethe-Institut ve British Council gibi uluslararası kurumlar programın uluslararası boyutunu destekliyor. Özellikle seramik sanatına ayrılan özel bölüm, bölgenin köklü seramik mirasını çağdaş üretimlerle harmanlıyor. Troya Müzesi'ndeki seramik odaklı sergiler, kentin arkeolojik birikimini sanatsal bir bakış açısıyla yeniden yorumlamayı amaçlıyor.

Sanatın Coğrafyaya Yayılımı

Bienal yalnızca şehir merkezinde sınırlı kalmıyor. Ayvacık'ın Yukarı Tartışık Köyü'nden Küçükkuyu'daki Adatepe Zeytinyağı Müzesi'ne kadar uzanan geniş bir bölge sanat rotasına dahil oluyor. Çocukları doğa ile buluşturan Güneşane Vakfı gibi kurumlar da sürece katkı sağlıyor. Bu yayılım, ziyaretçilere hem bölgenin doğal güzelliklerini keşfetme hem de çağdaş sanat eserlerini özgün mekânlarda deneyimleme imkânı sunuyor. Program, yerel kültürü küresel sanat platformlarıyla buluşturmayı hedefliyor.