Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından gerçekleştirilen EY Girişimcilik Barometresi’nin ikinci sayısının sonuçları açıklandı. Europe Central bölgesi genelinde Türkiye'nin de aralarında olduğu çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 1.000’den fazla aile şirketi sahibi, start-up kurucusu ve farklı ölçekteki şirketlerden liderlerin katıldığı araştırma; bölge genelindeki girişimcilerin artan maliyetler, düzenleyici baskılar ve makroekonomik belirsizliklere rağmen büyüme hedeflerini korurken yatırım ve operasyonlarında daha seçici ve disiplinli hareket ettiğini ortaya koyuyor.

Bulgular, girişimcilerin operasyonel disipline, dayanıklılığa ve uzun vadeli değer sağlamaya her zamankinden daha fazla önem verdiğini gösteriyor. Bu yaklaşım yatırım kararlarından inovasyon stratejilerine, teknoloji kullanımından iş gücü planlamasına kadar pek çok alanda yeni öncelikler oluşturuyor. İnovasyon öncelikleri 2026 yılında pazar odaklı ve uygulama ağırlıklı bir dağılım gösteriyor. Türkiye’de strateji ve pazarlama odaklı inovasyon yüzde 50 oranıyla bölge genelinin üzerinde seyrederken, ürün ve süreç inovasyonunun yüzde 48 seviyesinde, organizasyonel inovasyonun ise yüzde 45 seviyesinde olduğu gözlemleniyor. İnovasyon eğilimi geniş tabanlı bir görünüm sunmakla birlikte, herhangi bir inovasyon planlamadığını belirtenlerin oranı yüzde 5 seviyesinde geçen yıla göre sabit kalıyor.

Bununla birlikte, Türkiye’de dijital dönüşüm ivme kazanıyor. Yapay zekâ ve makine öğrenimi yüzde 82, veri analitiği yüzde 79 kullanım oranlarıyla öne çıkarken, bunu bulut teknolojileri yüzde 63 ve dijital müşteri deneyimi platformları yüzde 70 oranlarıyla takip ediyor. Algılanan performans etkisi ise inovasyonda yüzde 71 ve teknolojiye adaptasyon hızında yüzde 70 ile güçlü bir görünüm sunarken, gelir büyümesine etkisi yüzde 36 ile sınırlı kalıyor. Yapay zekâ destekli süreçler, veri odaklı karar alma ve müşteri deneyimi uygulamalarında güçlü bir adaptasyon görülürken, bu dönüşümün gelir büyümesine etkisinin artırılması önemli bir gelişim alanı olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de girişimcilik ekosistemine güven yıllık bazda iyileşme gösteriyor. Araştırma sonuçları girişimcilik ekosistemine yönelik algıda belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor. Olumlu değerlendirmelerin oranı yüzde 34'e yükselirken, olumsuz değerlendirmeler yüzde 51'den yüzde 25'e gerilemiş durumda. Girişimcilik ekosisteminin önündeki temel zorluklar ise, bürokratik zorluklardan ziyade makrofinansal unsurlardan kaynaklanıyor. Finansmana erişim yüzde 71 ve ekonomik belirsizlik yüzde 70 oranıyla öne çıkarken, düzenleyici karmaşıklık yüzde 45 ile bölgenin altında kalıyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminde iştah güçlü olmakla birlikte, ölçeklenme süreci sermaye erişimi ve güven düzeyi ile sınırlanıyor.

Sermaye maliyeti ve finansmana erişim yatırımları sınırlandıran başlıca unsurlar arasında Türkiye’de yatırım eğilimleri temkinli ancak seçici bir görünüm sergiliyor. Şirketler bölge ortalamasına kıyasla büyüme yatırımlarına daha sınırlı kaynak ayırırken, modernizasyon ve otomasyon yatırımlarına öncelik veriyor. Bilişim teknolojileri yatırımları yüzde 50, otomasyon yüzde 45, ekipman yatırımları yüzde 36 ve yeni tesis yatırımları yüzde 13 seviyesinde seyrediyor.